23 Mart 2010 Salı

SİVRİSİNEĞİN KAN EMMESİ


Bizim için çoğu zaman sadece bir can sıkıntısı nedeni olan sivrisinekler, aslında çok ilginç bir "sokma" sistemine sahiptirler.

Hedefi üzerine konan bir sivrisinek, hortumunun ucundaki dudakçıklar sayesinde önce bir nokta seçer. Kan emmek için kullandığı iğnesi, içinde korunduğu özel kılıftan çıkar ve sivrisinek "operasyon"a başlar. Deri sanıldığı gibi iğnenin basınçla batırılması yöntemiyle delinmez. Sivrisineğin alt çenesi bir testere gibi ileri geri hareket ederek deriyi keser. Açılan yarıktan içeri sokulan iğne kan damarına ulaşın ca delme işlemine son verilir. Hayvan artık kan emmeye başlayacaktır. Özel bir dizaynın ürünü olan iğnesi sayesinde kan emer ve beslenir.

Ancak bilindiği gibi insan vücudu, damarlarındaki en ufak bir zedelenme karşısında kanı anında pıhtılaştırarak o bölgedeki kan akışını durduran bir enzime sahiptir. Bunun sivrisinek için büyük bir probleme neden olması beklenebilir, çünkü hayvanın deldiği noktadaki kanın pıhtılaşması ve kanın emilmesine engel olması gerekir.

Sivrisineğin mükemmel yaratılışı bu noktada bir kez daha ortaya çıkar.

Hayvan kan emmeye başlamadan vücudunda salgıladığı, tıpta ilaç olarak kullanılan "heparin" benzeri, özel bir sıvıyı kan damarında açtığı deliğin içine bırakır. Bu sıvı, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan enzimi etkisiz hale getirir. Böylece sivrisinek besinine sorunsuzca ulaşır. Sivrisineğin soktuğu yerdeki kaşıntı ve şişmeye neden olan da bu pıhtılaşmayı engelleyici sıvıdır.
Bu anlattıklarımız kuşkusuz olağanüstü işlemlerdir ve karşımıza şu soruları çıkarır:

1- Sivrisinek insan vücudunda bu tür bir pıhtılaştırıcı enzim olduğunu nereden bilmektedir?
2- Bu enzime karşı kendi vücudunda bir salgı geliştirmesi için, enzimin içeriğini bilmek zorundadır. Bu nasıl olabilir?
3- Böyle bir bilgiye ulaştığını varsaysak bile, nasıl olup da kendi vücudunda böyle bir salgı üretip bunu iğnesine aktaracak "teknik donanım"ı oluşturabilir?
4- Eğer bunlar evrim tarihi boyunca raslantısal olarak oluşsa bile bu özelliklerin DNA'ya kaydedilerek diğer nesillere aktarımı nasıl mümkün olacaktı?

Aslında bu soruların cevabı basittir. Sivrisineğin insan vücudundaki pıhtılaştırıcı enzimden haberi bile yoktur. Bahsettiğimiz varlık birkaç milimetre büyüklüğünde akılsız ve bilinçsiz bir sinektir, o kadar. Onu böylesine inanılmaz, olağanüstü ve hayranlık verici bir sisteme sahip kılan ise, insanı da sivrisineği de yaratan Allah'tır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder