23 Mart 2010 Salı

HAYVANLARIN ÜREMELERİNDEKİ SIRLAR


Canlıların nesillerini sürdürebilmeleri, sahip oldukları üreme sistemlerinin kusursuz olmasıyla mümkün olmaktadır. Ancak doğayı incelediğimizde, canlıların üreme sistemlerinin sadece kusursuz değil, aynı zamanda olağanüstü özellikler içerdiğini de görürüz. Birazdan da göreceğimiz gibi bu olağanüstü özelliklerin hiçbirisi evrim mekanizmalarıyla açıklanamaz. Hayvanların yavrularına gösterdikleri şefkat, fedakarlık gibi davranışlar ise evrimin doğal seleksiyon tanımına zaten aykırıdır.

KANGRU


Anne kanguru, kesesinin içinde farklı zamanlarda doğmuş olan üç yavru birden barındirabilir. İşin ilginç yanı ise, annenin memelerinden gelen sütün her yavrunun yaşına uygun olan farklı kıvamlarda olmasıdır. Anne, kuşkusuz salgıladığı sütün içeriğini yavruların ihtiyaçlarına göre ayarlayamaz. Bu, yaratılışından gelen bir özelliktir.
Kanguruların üreme sistemi diğer memelilerden oldukça farklıdır. Kanguru embriyosu, normalde rahimde geçirmesi gereken evrenin bir kısmını rahim dışında tamamlar. Henüz bir santimetre boyundayken dünyaya gelen yavru kanguru, gelişimini tamamlayacağı keseye doğru tırmanır. Ayakları, yüzü ve pek çok uzvu henüz son halini almamıştır. Keseye yerleşen yavru, kesedeki 4 meme ucundan birine tutunur ve süt emmeye başlar.

Bu sırada anne yeniden çiftleşme sürecine girer ve döllenmeden 33 gün sonra yeni bir yavru daha doğar.

Bu arada kesede bulunan ilk doğan yavru da bir hayli büyümüştür. Keseye yeni gelen 1 santimlik kardeşine bir zarar vermeden hayatını sürdürür.
Kısa bir süre sonra aralarına üçüncü bir yavru daha eklenecektir. Böylece kesenin üç sakini olur: Birincisi genç, ayakta ot kemirebilen ancak arada süt emmeye dönen, ikincisi memeden süt emerek gelişimini sürdüren, üçüncüsü ise aileye yeni katılan yavrudur.

Değişik gelişim süreçleri yaşayan bu üç yavrunun anneye bağımlı olmasından daha ilginç olan, bu üç yavrunun da büyüklüklerine göre farklı nitelikteki sütle beslenmesidir. Üç yavru kesede birlikte yaşamaya başladıklarında anne, büyükler için yüksek besin değerli, küçükler için düşük yağ ve besin oranına sahip üç değişik süt üretmektedir. Burada dikkat çekici bir nokta da her doğan yavrunun kendine hazırlanan sütü salgılayacak memeyi bulabilmesidir. Aksi takdirde vücuduna zararlı olacak bileşimdeki sütü emecek ve belki de ölecektir.
Bu beslenme sisteminin özel bir yaratılış ürünü olduğu çok açıktır. Annenin bunu bilinçli olarak düzenleme imkanı yoktur. Bir hayvanın farklı büyüklüklerdeki yavrularının ihtiyaç duyacakları süt bileşimini hesaplayıp hazırlaması imkansızdır. Öte yandan, bu sistemin tesadüfler sonucu hayvanın bedenine yerleştiğini iddia etmek çok garip olacaktır.
Kuşkusuz kanguru vücudundan çıkan sütün ayrı özelliklere sahip olduğunu dahi bilmiyordur. Bu olağanüstü işlem, hayvanın mükemmel yaratılışından kaynaklanmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder