23 Mart 2010 Salı
CANLILARDAN YARATILIŞ DELİLLERİ
Kitapçığın önceki sayfalarında evrim teorisinin modern bilimin bulguları tarafından nasıl yıkıldığına şahit olduk. Mikrobiyoloji, biyokimya ya da paleontoloji (fosil bilimi) gibi bilim dallarının, canlılığın tesadüfen oluştuğu iddiasını nasıl yıktıklarını inceledik.
Bunların yanında, evrim teorisinin bir aldatmaca olduğunu ve yaratılışın gerçekliğini görmek için, canlılardaki bazı özellikleri incelemek de son derece aydınlatıcıdır. Çünkü canlılar o denli karmaşık yapılara sahiptirler ki, bu karmaşık yapıların tesadüfi gelişimlerle ortaya çıktığını iddia etmek mümkün değildir. Özellikle bazı canlıların sahip oldukları bir takım sistemler, evrim teorisini tek başına yıkan birer yaratılış ispatı niteliğindedirler.
Evrim teorisini çürüten bilim adamları, canlılarda yer alan sözkonusu sistemleri "indirgenemez komplekslik (irreducible complexity)" kavramı ile açıklıyorlar. Bu kavram, bir çok parçanın belirli şekillerde bir araya gelmesinden oluşan ve tek bir parçası dahi eksik olsa hiçbir işe yaramayacak bir sistemi tanımlamak için kullanılıyor.
Bu kavramı bir saat örneği ile açıklamak mümkün. Kurmalı bir masa saati düşünün. Bu saatin içinde belirli büyüklüklerde pek çok dişli, bir zemberek, akrep ve yelkovan gibi parçalar ve çeşitli vidalar yer alacaktır. Ve saatin çalışabilmesi için bu parçaların hepsinin yerli yerinde olması gerekir. Eğer saatin içindeki 7 dişliden tek bir tanesi yerinde olmazsa, o saat çalışmaz. İşte bu, bir "indirgenemez komplekslik"tir. Yani saatin sistemi, daha az kompleks bir hale getirilemez. Getirilmeye çalışılırsa bozulur ve hiçbir işe yaramaz hale gelir.
Bu denli hassas bir kompleksliğin varlığı da, bu saatin çok bilinçli bir tasarımcı tarafından yapıldığını göstermektedir. Hiç kimse, bu saatin, bir masa üzerinde duran dişlilerin, kolların, zemberiğin ve vidaların bir yersarsıntısı sonucunda tesadüfen bir araya gelmeleriyle oluştuğunu öne süremez.
İşte batılı evrim karşıtı bilim adamlarına göre, canlılardaki sistemlerde bu tür bir "indirgenemez komplekslik" vardır. Bunlar öyle sistemlerdir ki, tek bir parçası dahi var olmasa, ya da sadece yerinden biraz kaymış olsa, tüm sistem işe yaramaz hale gelir. Örneğin insan gözünün 40 küsür parçasından biri olan iris olmasa, göz hiçbir işe yaramaz. Aynı şekilde kulağın onlarca parçasından biri olan örs kemiği var olmasa ya da bir milimetre farklı bir yerde dursa, kulak işitmez. Bu ise bu organların çok özenli bir tasarımın ürünü olduklarını göstermektedir. Daha açık bir ifadeyle, bu organlar Allah'ın kusursuz yaratışının birer ürünü ve göstergesidirler.
İlerleyen sayfalarda sonsuz sayıdaki bu yaratılış delillerinden bir kaç örnek inceleyeceğiz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder